ArşivŞubat, 2007

Muhammed’den Ronaldinho Olur mu?

Bu yıl sıkça kulağımıza çalınan Muhammed Demirci, Barcelona altyapısında antrenmanlara çıkıyor. Muhammed, 12 yaşında bir futbol yeteneği. İki yıldır Beşiktaş’ta oynayan Muhammed, gözlemcilerin ve antrenörlerin izlenimleri sonucu Barcelona’ya çağrıldı.

Küçük Muhammed, bir gün sokakta her çocuk gibi top peşinde koşarken onu göre Önder Karaveli doğruca Seyit Ateş’in yanına koşar. (Seyit Ateş, Gaziosmanpaşa Beşiktaş Spor Okulu’nun kurucusu ve Beşiktaş’ın menajerlerindendir.) Muhammed’in hakkındaki övgüleri ve ailesinin durumunu öğrenen Seyit Ateş, aynı gece ailenin kapısını çalar. Bu Muhammed’in hayatındaki dönüm noktasıdır.

Muhammed’in işsiz babası iş sahibi olur, kendilerine daha uygun bir eve taşınırlar ve en önemlisi Muhammed Beşiktaş’tadır. Beşiktaş’ta herkesin ilgisini çekmeyi başaran Muhammed yaklaşık bir yıldır birçok vesile ile karşımıza çıkmıştı. Hatta küçük yaşında basın toplantısı bile düzenledi.

2 yıldır Beşiktaş’ta top koşturan Muhammed’i Barcelona kulübü deneme antrenmanlarına davet etti. Bildiğiniz gibi Avrupa kulüpleri eski futbolcularını ve antrenörlerini yetenek avcısı olarak çeşitli ülkelere gönderir. Bu kişilerin tek görevi yetenekli futbolcuları bulmak ve onları kulüplerine iletmektir.

İlk önce videolarını izledikleri Muhammed’i beğenip canlı olarak izlemek için iki-üç defa Türkiye’ye gelen antrenörlerin kararı sonucu Muhammed, Barcelona’nın deneme antrenmanlarına davet edilir.

Hiçbir zaman bazı destan yazarları gibi “Geleceğin Ronaldinho’sunu bulduk” adına yapılmıyor tabii ki bu işler. Barcelona’nın altyapısında onlarca Muhammed zaten var fakat hepsi geleceğin Ronaldinho’su olmuyor. Sadece birkaç kişi gelişimini olumlu şekilde sonlandırıp “yıldız” olabiliyor. Muhammed yaşına göre çok iyi bir yeteneğe sahiptir ve Barcelona’daki antrenörler bu deneme sürecinde Muhammed’in yeteneği ile temel futbol bilgilerini nasıl harmanladığına ve yabancı bir kültüre uyum sağlayıp sağlayamayacağına bakacaklardır.

Bu 10 günlük deneme süresi sonunda eğer hakkındaki olumlu görüşleri devam ederse, Beşiktaş ile anlaşma yoluna gideceklerdir. Kurallara göre 18 yaşının altındaki futbolculara kısıtlayıcı sözleşmeler imzalatılamamaktadır. Dolayısı ile Beşiktaş, Muhammed’in Barcelona’ya gitmesini engelleyemez ki engellememelidir de. Barcelona, Muhammed için bir yetiştirme bedeli ödemeyi taahhüt edecek veya UEFA bir bedel belirleyecektir. Umarım Muhammed, yabancı bir ülkede bizim “yıldız” dediğimiz insanların yapamadığının tersine oraya alışır ve yeteneğini temel futbol bilgileri ile harmanlayabilir, kendini geliştirebilir.

Türkiye’de futbol ile alakalı geniş içerikli bir yazı daha gelecek önümüzdeki günlerde önemli futbol adamlarına danışarak hazırlamaktayım.

“Sanatın ve Sanatçının Dostu Haşim Koç”

Google’da bir fotoğraf ararken karşıma Seda Sayan’ın “Marilyn Monroe” olduğu poz çıktı. O fotoğrafta hatırladığım kadarıyla Seda hanımın yanında kimse yoktu. Oysa bu fotoğrafta hemen yanıbaşında sonra daha yakından tanıyacağımız Haşim Koç oturuyor ve bağlama çalıyor. Yani Seda Sayan bir nevi, Haşim Koç’un bağlaması eşliğinde eteğini savuruyor. O ise oralı bile olmadan, mızrabını tellerde gezdirmeye devam ediyor.

İlk şoku hızla atlatıp fotoğrafın bulunduğu bu siteye hızla daldık. Daha bir çok güzel fotoğrafla karşılaştık. Kimler yoktu ki; Emel Sayın, Aşık Veysel, Mahmut Tuncer, Orhan Veli, Pınar Altuğ…

Bunların hepsinin yanlarında ise Haşim Koç vardı. İşte şöyle:

Her birisi insanda yakından bakmak incelemek hissini uyandırıyordu. Mesela, Haşim Bey “Dadı” adlı televizyon filminde oynamış mıydı? Neden öyle duruyordu. O poz özellikle mi seçilmişti, yoksa bir tek o fotoğraf, o bakış mı uymuştu?

Bunlar çıldırtan sorular.

Bakın göreceksiniz:

İşte bir tane:

Başka bir tane;

İşin ilginç tarafı Haşim Koç’un bulunduğu tüm bu fotoğraflar fotomontaj.

“Tabii ki öyle, ne var bunda” demeyin. Aklıma birkaç fikir geldi neden böyle olabileceğine dair.

1. Haşim Koç, fotoğraf çektirmekten hoşlanmadığı için kendisiyle fotoğraf çektirmek isteyen kişilere daha önce güvendiği bir fotoğrafçıya çektirdiği fotoğraflarını montajlayıp mı vermekteydi?

2. Haşim Koç, ünlü olma hayalleri kuran veya şanını pekiştirmek isteyen insanlar tarafından veya menajerleri tarafından kullanılmakta mıydı?

3. İnternet sitesinin sahibi siteye ilgi çekmek için Haşim Koç’u mu kullanmaktaydı?

Ve son olarak, 4. olan içimden geçen:
4- Gözlerim bozuk bu fotoğraflarda fotomontaj yok…

Yine aynı internet sitesinde bir ibare dikkat çekici:

-Sanata ve sanatçıya hizmet için İstanbul Beyazıtta Haşim Koç tarafından kurulmuş bulunan Haşim Koç Müzik Yapım, bu sayfada çoğunluğu rahmetli olmuş Türk ünlülerini anmak arzusundadır.”

O halde şunu da yazmak farz oldu:

Haşim Koç Kimdir?

Malatya’nın Arapgir ilçesinde 1954 yılında dünyaya gelen Koç’un Zarif Bebe Konfeksiyon-Haşim firmasından çıkan 8 adet albümü bulunmaktadır. Bu albümler;
Arapgir’e Dönersin, Zalim Sevgilim, Munzur Dağı, Klarnetli Türküler 1-2-3, Türküler – Türkülerim 1-2

Tüm bu yorumlarımın ve hikayenin ardında aslında internet Mahir’in tahtını sarsacak bir internet sitesi var. Bu siteyi tanıtmak ve Haşim Koç’un Times’lara kapak olmasını sağlamakta bizim görevimiz.

http://turkiyeninunluleri.tripod.com
http://bizunutulmayanlariz.sitemynet.com/bizunutulmayanlariz/